DİNÎ İLİMLER SERİSİNDEN 3 YENİ KİTAP

Makâlât: İlmihal

Türkçe ilmihal geleneğinin ilk dönem önemli eserlerinden olan bu çalışmada her bir konu “makâle” başlığı altında incelendiği için “Makâlât” (makaleler) adı verilmiştir. İtikâd, taharet, namaz, oruç, zekât, hac, alışveriş, helal kazanç ve şirketler, küfür ve şirk ile kerâhiyet ve istihsân olmak üzere toplam 10 makaleden oluşmaktadır. Halkın dini bilgilerini sahih olarak öğrenebilmesi amacıyla Hanefi mezhebinin muteber eserlerinden istifade edilerek hazırlanan eserin açık, didaktik ve özlü bir üslupla sunulmasına özel önem verilmiştir. Ayrıca günlük hayatta çokça karşılaşılan meseleleri incelediği için Osmanlı toplumsal hayatına dair ışık tutabilecek bilgiler içermektedir.

İslâm akâid esaslarını ana hatlarıyla özetleyip ibadet ve muamelât konularını ayrıntılarıyla incelemesinden anlaşıldığına göre müellifin engin bir bilgi birikimi, fıkhî konulara derin bir vukufu ve sağlam bir muhakeme kabiliyetine sahip bir âlim olduğu anlaşılmaktadır. Ancak yapılan araştırmalarda müellifin kim olduğu tespit edilememiştir. Eserde yer alan atıflardan ve verilen bazı tarihi bilgilerden yola çıkarak eserin 17. yüzyılın sonlarında yazıldığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bilinen tek nüshası, Prof. Dr. Raşit Küçük’ün şahsi kütüphanesinde bulunan eser, Prof. Dr. Fahrettin Atar tarafından geniş bir inceleme ve tıpkıbasımla beraber neşre hazırlanmıştır.

 

Mecâmi‘u’l-Hakâik Tercümesi :

İslam medeniyetinin en önemli ilmî disiplinlerinden biri olan usûl-i fıkıh alanında, fukahâ ve mütekellimin yazım tarzları esas alınarak birçok eser yazılmıştır. Fukahâ metodu esas alınıp mütekellimin metodundan da çokça istifade edilerek yazılan son klasik eser, Ebû Saîd el-Hâdimî’nin Mecâmi‘u’l-Hakâik adlı eseridir. Fıkhî ve tasavvufî kimliğiyle öne çıkan, 18. yüzyılın en meşhur ve etkin âlimlerinde olan Ebû Saîd el-Hâdimî’nin bu eseri, günümüze kadar medreselerin temel ders kitabı olma vasfını korumuştur.

Eserin önemini gösteren bir örnek sadedinde, Nizâmiye mahkemelerinin hukukçu ihtiyacını karşılamak adına açılan Mekteb-i Hukuk’un ders programına Ahmet Cevdet Paşa tarafından Mecâmi‘u’l-Hakâik dersi eklenmiştir. Bu dersi okutma görevi ise, Mekteb-i Hukuk öğrencilerinin eserden daha fazla istifade etmeleri için bu çalışmaya konu olan eseri Levâmi‘ü’d-Dekâik fi Tercemeti Mecâmi‘i’l-Hakâik adıyla şerhli bir şekilde tercüme eden Ahmed Hamdî Şirvânî’ye tevdi edilmiştir. Şirvânî, öğrencilerin usûl-i fıkhı daha iyi anlayabilmeleri için, eserin sonuna mantık, münâzara ve cedel ilimlerine dair risâleler eklemiştir.

Hüseyin Örs ve Seher Erdem Örs tarafından Hâdimî’nin öğrencilerine ait olan Mecâmi‘u’l-Hakâik nüshaları esas alınarak tahkik edilen metnin sonuna, Şirvânî’nin usûl-i fıkhın daha iyi anlaşılması için kaleme aldığı mantık, münâzara ve cedel ilimlerine dair risâleler de eklenmiştir. Ebherî’nin cedel ilmine dair Risâletü’l-Bâhire fi’l-Makâleti’z-Zâhire adlı risâlesinin tahkikli metni de Şirvânî’nin tercümesiyle beraber çalışmada yer almıştır.

 

Şerhu Hal‘i’n-Na‘leyn: Hal‘u’n-Na‘leyn Şerhi :

İbnü’l-Arabî’nin İbn Kasî’ye âit Hal‘u’n-Na‘leyn ve İktibâsü’n-Nûr min Mevzi’i’l-Kademeyn adlı esere yaptığı bu şerh, tasavvuf târihi açısından büyük önem arz etmektedir. Edisyon-kritik ve tercümesi yapılan bu şerhin girişinde, Endülüs dînî ve siyâsî târihine ve her iki müellifin eser ve fikirlerine dair mevcut literatürü göz önünde bulunduran değerlendirmeler bulunmaktadır. Hal‘u’n-Na‘leyn metni, bir mukaddime ile birlikte, müellifinin suhuf yâni sahîfeler olarak isimlendirdiği sırasıyla Melekûtiyyât, Firdevsiyyât, Muhammediyyât ve Rahmâniyyât başlıklarını taşıyan dört bölümden oluşmaktadır.

Eserin hacim bakımından en uzun bölümü Melekûtiyyât, en kısa bölümü ise Firdevsiyyât’tır. İbnü’l-Arabî kendi şerh anlayış ve yöntemini, İbn Kasî’nin Hal‘u’n-Na‘leyn’de tasavvufî meselelere yaklaşımına ve telif üslûbuna ilişkin yaptığı değerlendirmelerle irtibatlandırarak, eserde çeşitli vesîlelerle îzah etmiş; ayrıca Hal’u’n-na’leyn’i şerhediş gayesini de belirtmiştir. İbnü’l-Arabî metinde îzâha ihtiyaç duymayacak cümleleri şerhetmemiş, okuyucu tarafından anlaşılacağı düşünülen ibâreleri de zikre değer bulmamıştır. Ayrıca İbnü’l-Arabî, Hal‘u’n-Na‘leyn’i avam kitleye hitap eden bir metin olarak değerlendirmektedir.

Çeviri ve edisyon-kritiğini Yrd. Doç. Dr. Ercan Alkan’ın gerçekleştirdiği çalışma, geniş bir inceleme yazısıyla birlikte Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından yayınlanmıştır.

Eserleri satın almak için : 

Makâlât Eseri için :  https://esatis.yek.gov.tr/products/detail/173

Mecâmi‘u’l-Hakâik  Eseri için : https://esatis.yek.gov.tr/products/detail/175

Hal‘u’n-Na‘leyn Şerhi  Eseri için : https://esatis.yek.gov.tr/products/detail/174